Böylece sektörün 2022 yılının ikinci yarısında başlayan büyüme eğilimini 14 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğü ifade edilirken, önceki dönemlerde yüzde 8’in üzerinde gerçekleşen büyüme performansına kıyasla ivme kaybının belirginleştiğine dikkat çekildi.
Yurt dışı projeler performansın gerisinde
Büyümedeki yavaşlamada sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan güçlüklerin etkili olduğu değerlendirilirken, deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri ile kamu altyapı yatırımlarının sektörü desteklemeyi sürdürdüğü, buna karşın özel sektör yatırımlarındaki zayıflamanın büyüme hızını sınırladığı kaydedildi.
Öte yandan, 2026 yılının ilk çeyreğinde zincirlenmiş hacim endeksine göre gayrisafi sabit sermaye oluşumu içerisinde sektörel yatırımların payının yüzde 3,3, mevsim etkilerinden arındırılmış istihdamdaki payının ise yüzde 6,7 seviyesinde gerçekleştiği belirtilen raporda, sektörün ekonomik faaliyetler ve istihdam açısından önemini koruduğu vurgulandı.
Raporda, yılın ilk yarısında 2,7 milyar ABD Doları ile geçmiş yıllardaki performansının gerisinde kalan yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin küresel finansman koşulları ve jeopolitik gelişmelerden olumsuz etkilendiği belirtildi. Uluslararası proje hacmindeki yavaşlama, özellikle Orta Doğu’da artan gerilimler ve yatırım kararlarının ertelenmesiyle ilişkilendirilirken, Türk inşaat sektörünün sahip olduğu teknik yetkinlik ve uluslararası deneyim sayesinde küresel pazardaki rekabet gücünü koruduğunun altı çizildi.
Ruhsatlardaki artış yeni yatırımlar için olumlu
Rapora göre, Türkiye genelinde ilk el konut satışları haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,1 artarak 43 bin 406 adet olarak gerçekleşti. Aynı dönemde ikinci el konut satışları da yüzde 12,5 oranında artışla 86 bin 573 adede yükseldi.
Böylece toplam konut satışları içinde ilk el satışların payı yüzde 33,4, ikinci el satışların payı ise yüzde 66,6 olarak gerçekleşti. Rapora göre, yapı ruhsatlarındaki artış yeni yatırımlar için olumlu sinyal veriyor. Raporda, “2026 yılının ilk çeyreğinde yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinde kaydedilen artış, sektörün üretim kapasitesini koruduğunu ve önümüzdeki dönemde yeni projelerin devreye alınabileceğini göstermiştir” denildi.
