Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Piyasalarda Sarsıntıya Yol Açtı: Küresel Risk İştahı Düşüyor

Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve ABD-İran müzakerelerinden gelen olumsuz haberler, küresel piyasalarda sert bir riskten kaçış dalgasını tetikledi. Haftaya kötü bir başlangıç yapan piyasalarda, savaş ihtimalleri yeniden gündeme geldi. 13 Nisan 2026 tarihinde Hakan Kaplan’ın haberine göre, Orta Doğu’daki gerginliklerin sona erebileceği umutları, ABD-İran görüşmelerindeki olumsuz gelişmelerle yerini kaygılara bıraktı.

Pakistan’da süren müzakerelerde taraflar, Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konusunda karşı karşıya gelirken, ABD Başkanı Donald Trump, donanmanın boğaza girmeye ya da çıkmaya çalışan tüm gemilere ablukaya alma sürecini başlatacağını duyurdu. Bu açıklama, ateşkes sonrasında yeniden başlayan çatışmaların getirebileceği tehditleri artırdı. Trump, donanmanın Hürmüz Boğazı’ndaki blokajına NATO ve Körfez ülkelerinin destek vereceğini belirtti ve İran’ın nükleer hedeflerinden vazgeçmeye niyetli olmadığını vurguladı. Ayrıca, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bugün itibarıyla İran limanlarına giriş ve çıkış yapan tüm gemilere yönelik deniz ablukası uygulayacağını açıkladı. İsrailli bakanlar ise müzakerelerden olumlu bir sonuç çıkmaması halinde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılara yeniden başlayabileceğini öne sürdü.

Analistler, Orta Doğu’daki gerilimlerin müzakere masasında da devam etmesinin ve Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konusundaki belirsizliklerin piyasalarda stres algısını artırdığını, bu nedenle fiyatlamaların en kötü senaryoları yansıtmaya başladığını ifade ediyor.

Piyasalarda “yeni bir gerilim” fiyatlamaları belirginleşti. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 7,4 artışla 98,7 dolara yükselirken, dolar endeksi de yüzde 0,4 oranında artarak 99 seviyesine ulaştı. Savaşın yeniden alevlenebileceğine dair endişeler, enflasyon risklerinin devam edeceği öngörülerini güçlendirdi. Tahvil piyasası ve altın, yeni haftaya satıcılı bir seyirle başladı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, önceki gün kapanışına göre 4 baz puan artışla yüzde 4,36 seviyesine ulaştı; altının ons fiyatı ise yüzde 0,6 düşerek 4,723 dolara geriledi.

ABD’deki vadeli işlem piyasalarında endeks vadeli kontratlar da haftaya negatif bir seyirle başladı. Petrol tedarikine dair kaygılar, küresel ölçekte enflasyonist baskıların artabileceğine işaret ederken, ABD’de açıklanan son veriler, yükselen enerji maliyetlerinin fiyatlar üzerindeki etkisinin belirginleşmeye başladığını gösterdi. Mart ayında yayınlanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), yıllık bazda yüzde 3,3 ile beklentilerin altında kalmasına rağmen, önceki aya göre hızlanma işaretleri gösterdi. Aylık enflasyon ise yüzde 0,9 ile tahminlere paralel gerçekleşti. Enerji kalemindeki yükseliş, aylık enflasyondaki artışta en belirgin katkıyı sağladı. Hürmüz Boğazı’na yönelik ablukaya dair haberler, ülkedeki enflasyonist baskıların daha da artabileceği endişelerini artırdı.

Bu gelişmelerin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) olası “şahin” adımlarına ilişkin belirgin bir sinyal oluşmazken, faiz indirimi beklentilerinin bir miktar zayıfladığı gözlemlendi. Ayrıca, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası Grubu’nun 2026 Bahar Toplantıları, Washington’da bugün başlayacak ve 18 Nisan’a kadar devam edecek. Bu toplantılarda Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey gibi önde gelen merkez bankası başkanlarının konuşmaları bekleniyor. Toplantılarda, petrol fiyatlarındaki artış, sevkiyat engelleri ve çatışmanın yol açtığı diğer aksaklıklar ele alınacak.

Avrupa borsaları da bu gelişmeler ışığında negatif bir seyir izlemeye devam ediyor.