AfD, en fazla bağış yapılan parti oldu: ‘İş çevrelerinden ilgi görüyor’

Yunus Ülger

DUVAR – Kamuoyu yoklamalarında son aylarda hızla oyu artan sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisi, parti bağışlarında da hızla yükselme eğiliminde görünüyor.

Almanya Federal Meclis Başkanlığı’nın verilerine göre, AfD bu yılın ilk yarısında, 265 bin euro ile en fazla bağış alan parti oldu. AfD’yi 216 bin euro ile ana muhalefet Hıristiyan Birlik Partisi (CDU) izledi. AfD ve CDU’nun ardından ise koalisyon ortakları Hür Demokrat Parti (FDP), Yeşiller ve Sosyal Demokrat Parti (SDP) geldi. Buna göre, FDP, 2023 yılının ilk 6 ayında 207 bin euro, Yeşiller 201 bin euro ve SDP 105 bin euro bağış topladı.

Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisine yılın ilk yarısında bağış yapılmazken, Sol Parti (Die Linke) şirket ve kuruluşlardan bağış kabul etmiyor. 50 bin euronun üzerindeki bağışlar büyük bağış sayılıyor ve en kısa süre içinde Federal Meclis Başkanlığı’ına bildirilmesi gerekiyor. Bu tutarın altındaki bağışlar yıl sonunda Federal Meclis Başkanlığı’na bildiriliyor, dolayısıyla yukarıdaki verilerin içinde 50 bin eurodan az bağışlar yer almıyor.

Peki, AfD’nin en fazla bağış alan parti olmasının ardında ne yatıyor?

‘TOPLUMDAKİ HOŞNUTSUZLUK, GELECEK KAYGISI, DIŞ POLİTİKA…’

Dr. Yaşar Aydın

Berlin’deki Uygulamalı Türkiye Araştırmalar Merkezi (CATS) uzmanı Dr. Yaşar Aydın, toplanan bağışlarda AfD’nin listenin ilk sırasında olmasının, bu partinin iş çevreleri tarafından ilgi gördüğünün göstergesi olduğunu düşünüyor. Bunda AfD’nin radikal söylemi ile ana akım siyasetin dışında tutulmasının da etkili olduğunu belirten Dr. Aydın, bağış artışında bu partinin oylarını artırma eğiliminde olmasının da rol oynadığını ifade etti.

Yaşar, AfD’nin yükselme sebepleri hakkında şu bilgileri paylaştı: “AfD’nin yükselmesinin birçok sebebi var. Toplumda hoşnutsuzluğun olması, gelecek kaygısının yaşanması, dış politikada ise Rusya ile ilişkilerin gerilmiş olmasının yarattığı huzursuzluğu da sayabiliriz. Tabii buna mevcut koalisyon hükümeti hakkındaki memnuniyetsizliği de ekleyebiliriz. AfD geçici bir fenomen olmaktan çok siyasetin kalıcı bir faktörüdür bugün.”

Partilere bağışı meşru bulan Dr. Aydın, bunun şeffaf, kesin kurallara bağlı ve üst sınırlı olması gerektiğini belirtti. Bağışlar için sıkı denetim görüşünü dile getiren Dr. Aydın, “Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bağış kisvesi altında partilere rüşvet verilmemesidir” dedi.

SOL PARTİ, PARTİ BAĞIŞLARININ YASAKLANMASINI İSTİYOR

Şirket, işveren ve diğer kuruluşlardan bağış kabul etmeyen Sol Parti, partilere bağışların yasaklanmasını istiyor. Partinin Federal Meclis Grubu yöneticilerinden Jan Korte, “Şirketlerin ve kuruluşların bağışları rüşvetten başka bir şey değil, kesinlikle yasaklanmalı” dedi.

Korte, konuya ilişkin açıklamasında, bireysel bağışların da yılda 25 bin euro ile sınırlanması gerektiğini ifade etti. Bağışçıların siyasetçileri etkilemek için bağış yaptıklarını belirten Sol Partili Korte, “Partileri halk seçiyor, şirketler değil” görüşünü paylaştı.

‘PARTİLERE BAĞIŞLARA YENİ DÜZENLEME GETİRİLSİN’

Öte yandan, Lobby Control kuruluşu partilere bağışlara sıkı denetim ve yeni düzenleme talep ediyor. 50 bin euronun altındaki bağışların kimler tarafından yapıldığının açıklanmasının neredeyse iki yılı bulduğunu bildiren kuruluş, başta Finlandiya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden tüm bağışların birkaç hafta içinde halka açıklandığını belirtti. Kuruluş, ayrıca Almanya’daki bağış sisteminin şeffaf olmadığını, 10 bin euronun altındaki bağışlarda ad ve adres bildirme zorunluğunun olmadığını hatırlattı. Transparency International da bağışçılarda kimlik bildirme sınırının 2 bin euroya düşürülmesini talep etti.

2021 YILINDA TOPLAM 113,5 MİLYON EURO BAĞIŞ YAPILDI

Lobby Control’ün verilerine göre, Federal Meclis seçiminin yapıldığı 2021 yılında partilere toplam 113,5 milyon euro bağış yapıldı. Bağışlarda 15 milyon euro ile CDU ilk sırada yer alıyor. Onu 6,5 milyon ile FDP, 3,5 milyon ile SPD ve CSU, 1,4 milyon ile Yeşiller, 177 bin ile de AfD izliyor. Aynı dönemde bağışçılar arasında 1,2 milyon euro ile işveren kuruluşları ikinci sırada yer alıyor. İlk onda Almanya’nın önde gelen zenginleri bulunuyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir