AKP’ye yakın hukukçular, CHP’li belediyelere yönelik “yolsuzluk” iddiaları sonrasında CHP’nin kapatılmasını talep etti. Özellikle 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’nde başarılı olan CHP’ye yönelik bu çağrılar, iktidara yakın medya organlarında gündeme getirilmeye başlandı.
İhlas Medya Grubu’na ait Türkiye gazetesi, 13 Mayıs 2026 tarihinde “Sistemin Adresi CHP Merkezi” başlığıyla yayımladığı haberde, CHP’ye yönelik yolsuzluk operasyonları hakkında AKP’li hukukçuların düşüncelerine yer verdi. Bu konudaki görüşlerini paylaşan Avukat Serdar Tokdemir, “Muhittin Böcek ve ailesinin etkin pişmanlıkla CHP Genel Merkezi’ne 1 milyon Euro getirdikleri iddiası güçlü bir delil niteliğindedir. Bu durum, birçok sonuç doğurabilir. Kurultay ceza davası ve mutlak butlan davasını etkileyecektir. Bu yaşanan gelişmeler, ileride mutlak butlanı gündeme getirebilir. Ayrıca, yöneticiler kişisel olarak da cezai sorumluluklarla karşılaşabilir. Bu süreçlerin hemen sonrasında, CHP, anayasaya aykırı eylemlerden dolayı bir kapatma davasıyla karşılaşabilir” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Başka bir AKP’li hukukçu Hadi Dündar ise, “Eğer CHP, gizli ve kara paralarla finanse ediliyorsa ve bu durum CHP liderinin bilgisi dahilindeyse, Genel Merkez’de para alınıyorsa, bu durum partinin politikası olarak değerlendirilebilir ve anayasaya göre kapatılması gerekir” ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 8 Mayıs’ta SÖZCÜ TV’de yaptığı açıklamada ise, “Mutlak butlana karşı değiliz ama kapatma davasına karşı bir yedek parti planımız var” dedi. Özel, “Üç yıl geri gidip kurultayı iptal etmek mümkün değil. Böyle bir durum olursa çok ağır bir siyasi baskı olur. Bu tür müdahaleler bedava. AK Parti bu durumda perişan olur, millet böyle şeyleri affetmez” şeklinde konuştu. Özgür Özel, ayrıca, “Eğer bir kapatma davası açılırsa, CHP olarak mücadele alanımızı bırakmayız” dedi.
Sonuç olarak, CHP’ye yöneltilen kapatma davaları ve yolsuzluk iddiaları, Türkiye’nin siyasi gündeminde önemli bir yer tutmaya devam ediyor. Bu süreçte, her iki tarafın da açıklamaları, siyasi atmosferi şekillendirecek gibi görünüyor.